Lütfen Bekleyin Sayfa Yükleniyor

Akran Aynası - Zafer Ercan

“Bullying” yani akran zorbalığı; akran çocukların birbirlerini sözlü, fiziksel, duygusal ve cinsel olarak taciz etmesidir. Günümüzde akranların birbirine en çok zarar verdiği bir başka konu ise; uyuşturucu maddelerdir. Akranlar aracılığı ile elden ele geçen yasa dışı uyuşturucu maddeler günümüzde birçok ergenin bağımlı olmalarının en büyük sebebidir. Zira uyuşturucu maddelerin, hiç tanışıklık olmayan yani ilişki kurulmamış yabancı bir insandan gelmesi mümkün değildir. Yabancıdan gelecek olan teklifler, bilinen yasal bir madde dahi olsa daveti alan genç tarafından sorgulanması ve çok hızlı bir şekilde reddedilmesi ile son bulacaktır. Ancak mahallesindeki, okulundaki akranından gelen bu tip tekliflerin çok hızlı kabulünün ana sebebi; akran ilişkisi yani arkadaşlıktır…

Akran zorbalığı ile akran ilişkisi sonucu başlayan arkadaşlıklar, gencin kendisini korumayı öğrenmediği, hayır kelimesinin yerli yerinde ve zamanında kullanılamadığı anlarda tehlikeli durumların ortaya çıkmasına sebep olur. Hatta Akran zorbalığı ile akran ilişkisi sonucu başlayan arkadaşlıklar arasındaki tehlike ayrımına dikkat çekmek ve bu iki tür ilişki durumunun farkının gençler arasında anlaşılması hayati önemlidir.

Akran zorbalığı; doğrudan, açık, tehlikeli olan sinyallerin çok rahat anlaşılmasını mümkün kılarken, akran ilişkisi sonucu “arkadaş” rolünün inandırıcılığı ile zorbalık yapmadan tekliflerin kabulü ve acı sonuçların ortaya çıkmasına neden olabileceği, gençler tarafından bilinmelidir. Dolayısıyla akran zorbalığı ve diğer akran ilişkinlerinde gencin kendini bir birey olarak koruyabilmesinin yollarını, en baştan aile içerisinde öğrenmelidir.

Hayır diyebilmenin akran ilişkilerinde önemi büyüktür!
Anne-babalar çoğu zaman çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemlerini hiç yaşamamış birer yetişkin gibi davranmayı tercih ederler. Çocuklarından talep ettikleri her istek ve davranış için HAYIR kelimesinin de bir seçenek olduğunu göz ardı ederler. Yetişkinler, çocuklarının bu kelime ile ilişki kurmasını en baştan kendilerinin engellediğini, akranlarına karşı yerli yerinde, zamanı gelince neden HAYIR diyemediklerini gün gelir öğrenirler. Uyuşturucu bağımlılığı gibi veya başka kötü alışkanlıkların pençesine düşünce gerçekleşen bu öğrenme süreci anne-babalar için hiç de keyifli bir öğrenme süreci değildir.

Anne-babalar, “hayır” kelimesinin önemini acılar ile tecrübe ederek öğrenmek yerine, çocukları hangi yaşta olursa olsun “neye, neden, ne zaman ve hangi şartlarda” hayır diyorlar ve bu hayırlar ne anlama geliyor diyerek, durumu anlamak için biraz düşünmeleri ve çocuklarının hayır kelimesi eşliğinde verdikleri mesajları anlamak için zahmet vermeleri gerekir. Hayır kelimesinin cevap olarak verildiği kararlarda çatışma olur, çatışma karşılıklı geliştirici fikirlerin ortaya çıkması anlamına gelir ancak yetişkinler çoğu zaman bu çatışma ile ilerleme yerine, evet kelimesi ile konunun istedikleri gibi neticelenmesini ısrarla talep ederler.

“Ben söylüyorsam, yapılacak! O yemeği muhakkak yiyeceksin! Bu elbise güzel bunu alacaksın!” diyerek çocuklarımızın hayır seçeneğini her fırsatta ellerinden alıyorsak, çocuklarımızın akranları ile mücadele etme özelliklerini en baştan sabote edenlerin biz anneler-babalar olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Her kabulleniş yeni umut dolu başlangıçlar anlamına gelir. Anneler ve babaların kendilerine karşı da hayır diyebilen, birey olma yolunda ilerleyen çocuklarıyla, çatışmalardan çıkacak yeni öğretilerle çocuklarının korunma kalkanlarının bir başlarına da işe yarayacağını düşünerek hayır cevaplarına karşı antrenmanlar yapmaları gerekir.

Hayır demek öğrenilir ve her öğretide olduğu gibi bunun da ilk öğrenildiği yer ailedir.
Günümüz gençliğinin kötü alışkanlıkları, akranları aracılığı ile öğrendiği, teklifleri yapan akranlarının aynı zamanda o teklifleri her yönüyle öğreten ve teklifine inandıran birer hoca edası içerisinde bu işi yaptıklarını bilmemiz ve tam bu noktada çocuklarımızın doğru bilgi kaynakları olarak çocuklarımızı kötü alışkanlıklar konusunda doğru bilgilerle donatmamız gerekir. İnterneti onlar kadar bilmesek de, interneti, internetin zararlarından onları koruyacak kadar bilmeli ve internet kullanımı konusunda kuralları, en baştan, çocuklarımıza net mesajlar verecek şekilde koymalıyız.

Çoğu zaman yan yana olan akran ilişkilerinden gelecek zararlara karşı kendimizi ve çocuklarımızı hazırlarken, bu durum günümüzde internet üzerinden kurulan akran ilişkileri ile yepyeni bir boyut kazanmıştır. Evin odasında olduğu için kendimizi bunun rahatlığına kaptırırsak, anne-baba olarak en büyük hatayı yapmış oluruz. Çünkü günümüz gençliği parklarda, açık alanlarda akranları ile vakit geçirme aktivitelerinden daha fazlasını günümüzde akıllı telefonları, tabletleri ve bilgisayarları aracılığı ile gerçekleştirmektedir.

Çocuğumuz evde bu teknolojilerden birisi ile vakit geçiriyorsa acaba her şey yolunda mıdır?

Cevabı basit, ne yaptığından eminseniz tabii ki her şey yolundadır. Ancak; kiminle mesajlaşıyor? O anda iletişimde olduğu kişi ile ne paylaşıyor? Yetişkinliğe doğru giden bu yaşamında anne-baba olarak benim bizzat vermem gereken bir bilgiyi acaba akranı mı ona anlatıyor? Bu sorular uzayıp gider…

Tabii ki çocuklarımız akranlarından da bilgiler edinecektir. Ancak; tüm bu gelişim çağına ait ve zamanı geldiği için merak ettiği konuları A’dan Z’ye akranlarından alıyor ise ve siz anne-baba olarak başta hayır kelimesi ve diğer hayati meseleleri, misal; cinsellik, uyuşturucu başta olmak üzere henüz anlatmadıysanız, çocuğunuz odasında diye bence hiç rehavete kapılmayın. Çünkü daha yapacak çok işiniz var…

Akranlarına hayır diyebilen bir genç, akran aynasına baktığı zaman yalnızca arkadaşlarının yansıttıkları ile var olmayan, doğru yolda yürüyen bir birey demektir…

Not: Bu yazıyı oğlum YGS sınavında soruları cevaplarken, oğlumun birey olma yolundaki sıklaşan HAYIR cevaplarını düşünerek yazdım…

YEŞİLAY DERGİSİ NİSAN YAZISI

Zafer Ercan
15.03.2015
zafer@zaferercan.com
twitter: @zaferercan



Yazıyı Paylaş