Lütfen Bekleyin Sayfa Yükleniyor

Bir Baba Hikâye - Zafer Ercan

Babamın babamdan dinlediğim bir tek çocuk anısı var aklımda.

Genel ismiyle tornet, bizim köyün çocuklarının bildiği isimle kağnı yaptırmış dayısı babama. Benim çocukluğumda da binerdik, ya arabalardan çıkan çelik bilye tekerler takılırdı dört bir tarafına veya yuvarlak sağlam ağaçlar kestirilerek tekerlek haline getirilirdi.

Babam, şimdinin İlçesi o zamanların kasabası olan yerden gelmiş heyecanla köyüne. Kağnıların hızla akıp gideceği yokuşa varmış.

Binmiş üstüne kaymış aşağı, kan ter içinde elinde kağnısı yokuşu tırmanmış defalarca.

Çocuk yaşında çocuklar gibi vakit geçirmiş.

Vakit ne yandan gelip ne yana gitmiş fark edememiş.

Akşam olmuş.

Malların sulanma saati, yemlenme saati gelmiş geçmiş.

Bizim köyde atlara, koyunlara, ineklere mal derler.

Mallar tek sermayesi evdekilerin, bakılması gerek.

Çocuklar çocukluk yapamaz o zamanlar.

Dedem, iki amcam ve Babam çoban benim.

Aferin duydular mı hiç hayatlarında bilmiyorum.

Duydularsa da, koyunları gütmekte mahir olduklarındandı o aferinler.

Çocukluk zamanı çocukluk yapınca hep azar işitti onlar.

Kağnı bu, üzerine binip de sallandın mı aşağı, unutursun zamanı.

Unutmuş babam da, çocukluk etmiş, mallar susuz kalmış, aç kalmış.

Sonra, “yapmaz ya bu Halil böyle şeyler deyip” çıka gelmiş Nenem

Bakmış ki babam ve yaşıtları toplaşmışlar Tepenin hemen yanındaki yokuşta eğleşirler öyle

Gari zamanı gelivermiş azarın

Babaannem, yani Nenem çocuklaşan çocuk babama bildirmiş haddini

Mal zamanı oyun mu olur be çocuk?

Babamın belki de çocukluğundaki tek oyuncağını oracıkta parçalamış

Babam demese de o an bunu bana, iki üç şaplak olmadan eksik kalır bu hikâye

Yemiştir onları da

Gözündeki yaşlarla puslanan bakışları mıh gibi çakılı kağnısına

Çocuk yaşta çocukluk mu yapılır a çocuk o yıllarda öyle

Unutursan malları, hayatının tek oyuncağı işte yok olur böyle

 

Ve o gün karar verdi belki de Canım Babam

Benim çocuklarım çok çocuk anısı biriktirecek diye

Biriktirdim Babam!

Ben çok çocuk anısı biriktirdim sayende

Şimdi çocuklarımla da çocuk oluyorum tıpkı senin gibi

Koca adam oldum ama hâlâ çocukluk anıları biriktiriyorum sayende

Sevginin ne olduğunu anlatmadan durdun karşımda ve ben anladım Sevgiyi

 

Kağnıdan sonra işler değişti Babam

Tornetler çıktı, tornet aldım çocuklarıma

Patenler var, hatta ayakları büyüdükçe torunlarının, değiştirip değiştirip bir daha aldım

Kaykay var bir de görsen aynı kağnı, ondan da var Adaşın çok bindi ona

Kaykayımız yıprandı ama hâlâ sağlam

Ve son bombamız waveboard Babam, kaykayın iki tekerleklisi, dalgalanan kaykay gibi bir şey diyebiliriz Türkçesine

Valla yalan yok en çok ben dalgalandım üzerinde

Halil’in tam üniversite sınavları zamanı olunca o ders çalışıp sınava girdi ben bindim hep

Hiç göremediğin, görsen başında gezdireceğin kız torunun var ya; Öyküm

Onunla waveboard kavgası yapıyoruz

Sonra sırayla zaman tutup yarışıyoruz

Çocuklarımla çocuk oluyorum ben Baba

Bunca dünya derdi varken etrafımda ve bir de Sen 15 yıldır olmayınca hayatımda

Ne yapayım, büyüyüp de dünyanın derdini ben mi çekeyim?

Neyse Babam, Sen kadar yaşarsam dokuz yılımız kaldı kavuşmaya

Cennette buluşur kağnıya bineriz, hem bu defa belki sanırsam Babaannem de bizle takılır

 

Babalar günün kutlu oluvesin gari…

 

    Zafer Ercan

Ailenizin Dedektifi

  21 Haziran 2015

    Babalar günü

zafer@zaferercan.com

twitter/zaferercan

 

 



Yazıyı Paylaş