Lütfen Bekleyin Sayfa Yükleniyor

Dramlardan hemen önce Drama - Zafer Ercan

Uygulamalı Durum Eğitimi’nde, polislerin meslek hayatında en çok karşılaştığı olaylar sınıflandırılarak, bu olaylar senaryolaştırılır. Olası senaryolarda polis adaylarına canlandıracakları roller verilir. Ve böylece hem suçlu, hem polis rolünü farklı senaryolarda defalarca canlandırma yöntemiyle yaşayan adaylar, her iki tarafında psikolojisini öğrenerek kendilerini mesleğe hazırlarlar. Durum eğitimi ile hızlı karar verme, olaya giderken öngörme, müdahale ederken olaya hâkim olabilme kabiliyetleri gelişir.

Polislerin mesleğini daha iyi yapabilmek için yaptıkları bu eğitim, hayatın hangi alanı olursa olsun başarılı olmak isteyen herkes için gerekli ve neticesiyle, yaşamda başarı oranını artıran bir eğitimdir. Aslında polisin yaptığı bu eğitim bir drama eğitimidir. Drama; bir davranışı, bir düşünceyi veya bir olayı, tiyatro tekniklerinden yararlanarak oyun ya da oyunlar eşliğinde yaşanmadan yaşamak yani öngörmek, bir nevi olasılıkları hesaplamaktır. Çocuklarımızın gelişiminde ise drama, yaşamı, hayatı tanıtmak anlamına gelir.

Hem bir polis olmak, hem de baba olmak, kararında kararlar verebilmem için benim için bir avantaj. Her mesleğin hastalıkları vardır, benim mesleğimin başarısı şüphe etmek üzerine kuruludur ancak “şüphe etmek” dozunda kullanılmaz ise aynı zamanda bizim mesleğin hastalığıdır. Zaman zaman hastalanmadım dersem samimi olmam, ancak yaşımın da belli bir olgunluğa gelmesiyle de ilgili olsa gerek, artık mesleğimden kazandıklarımla, babalığımı birleştirince; kötülüğü ve kötü alışkanlıkları önleyici düşünce ve çalışmalarım işe yarar hale geliyor. Tüm bu bilgi birikimleri çocuklarımla hangi samimiyette paylaşıyorsam, toplumla da o samimiyette paylaşmaya devam ediyorum.

Oğlum 17 yaşında, kızım 11, her ikisiyle de her konuda anlaşamıyoruz ama çoğu konuda ortak bir karar olmasa da hiçbir tarafa zarar vermeyecek bir karara ulaşmayı başarıyoruz. 23 yaşımdayken baba olduğum için başlarda tırt, biyolojisi sayesinde baba olmuş biriydim. Öfkemle, bakışlarımla oğluma babalık yaptığımı sanıyordum. Sonradan geliştim, gelişmem gerektiğini fark ettim. Her ailede olduğu gibi ilk çocuk olan oğlumla baba-evlat ilişkisi konusunda bir çukurda debelendim, kızımla master yaptım. Oğlumun ergenliği sayesinde doktoram bitmek üzere ama profesör olur muyum, tartışılır.

Bugüne kadar bağımlılık alanında ne biliyorsam yazdım, anlattım. Hiç susmadım, bu sorunu yaşadıkça bilgilerimin ağırlığı beyin kıvrımlarımda birikti, birikenler çeneme vurdu. O yüzden bu misyonuma devam etmekten başka çarem yok. Vicdanım resmi görevin ne olursa olsun anlatmak zorundasın diyor. Birilerinin umurunda olmasa da benim umurumda. Anlattıklarımızdan fayda gören o bir kişinin peşinden koşmaya devam.

Bilhassa genç konferanslarımda Zafer Abi olarak başladığım maceram Zafer Amca noktasına geldi. 17 yaşında bir adam bana baba diyorsa, onun yaşıtlarının amca demesi kadar doğal bir sonuç olamaz tabii ki, zaten onlara hitap ederken; “çocuklarımı kötülüklerden ve kötü alışkanlıklardan korumak için ne yapıyor ve ne anlatıyorsam onu anlatmaya geldim” diyerek başlıyorum anlatmaya. Şimdi bu yazımızda da yapacağım gibi:

Kızımla buluştuğumuz zamanlarda İstanbul Trafiğinin bizi boğmaması için, araba yerine çoğu zaman ve yerde toplu taşımayla seyahat ediyoruz. Bunun adına da kendi aramızda “macera” taktık. İstanbul’da metrobüse binmenin adı başka ne olurdu ki zaten? Bu maceralarımız sırasında babalık ve polislik öngörüm birleşti ve bir drama eğitimi gerçekleştirdik. Kızıma anlattım: “Babacığım, metro ve metrobüsler otobüsler gibi değil, kapıları kapanınca veya hareket edince, araçları kullananları ikaz etmek pek mümkün değil. Bu kalabalıklar arasında binerken ya da inerken ikimizden birisi araca biner, diğeri dışarıda kalırsa panik yapmadan, binen kişi bir sonraki durakta inip, diğerinin gelmesini bekleyecek. Sonra, bir sonraki durakta buluşup yeniden birlikte hareket edeceğiz.” Bu toplu taşımlarda olası bir senaryonun konuşulması ve böyle zor bir anda yapılacakların önceden belirlenmesi için yapılacak bir drama çalışmasıdır.

Bu anlattığımın olmaması içinde alınacak tedbirler var:
1- Çocuğunuzun elini bırakmayın,
2- Akıllı telefonlarınızla değil çocuklarınızla meşgul olun,
3- Nereye gittiğinizi hangi durakta ineceğinizi ve başka hangi araçları kullanacağınızı çocuklarınıza anlatın,
4- Elele tutuşamayacağınız anlarda çocuğunuzun size temas etmesini veya tutunmasını sağlayın,
5- Araçlara inerken veya binerken çocuklarınızı arkanıza değil, ön tarafınıza alın, omuzlarından tutarak ilerleyebilirsiniz,
6- Yürüyen merdivenlerden çıkarken arkasında, inerken önünde durun, düşmemesi için önlem almış olursunuz,
7- Yürüyen merdivenlerin başlangıç ve bitiş basamaklarına dikkat edin, üzerlerinde bulunan atkı, ayakkabı bağcığı v.b. kıyafetlerin takılmasına izin vermeyin

Çocuk kaybolmaları bir anda olur, anlık bir zaman ömürlük bir acınız olmasın. Öngörün, düşünün ve tedbir alın. Önce anlatın bazen sonra yoktur!
   
   Zafer Ercan
Ailenizin Dedektifi
 25 Mayıs 2015
zafer@zaferercan.com
twitter/zaferercan


Yazıyı Paylaş